ne zamandır istiyordum, kısmet olmadı. one tree hill, hayatıma hayat katan dizi. evet hayatıma hayat katan şey bir “dizi”. anlamayanlar veya izlemeyenler için saçma gelebilir, benim gibi yıllardır tv seyretmeyen biri için öyle değil nitekim. şimdi şu satırları yazarken bile tüylerimi diken diken eden oth…
doğum günüme nasipmiş oth yazım. kasım 2009′da tanıştığım oth’yi bir veya 2 hafta önce yeniden izlemeye başladım. birkaç günde bir bölüm izliyorum, vakit buldukça yani.
bugünkü 1×09 bölümde, 1×07′deki ilk luke-peyton öpüşmesi ve duyguların açığa çıkmasından sonra bunlar biraz daha yol aldı. şimdi düşünüyorum da, naley ve leyton yakınlaşmasını aynı bölüme koymuşlar ve harika olmuş. tekrar izlerken herşey daha yerli yerine oturuyor ve daha dikkatli izliyorum tüm sahneleri. bölümün sonunda, maçtan sonra nate haley’ye gidip kalbini açıyor, geceyi beraber geçirmek istiyor ve hemen ardından bu kez de peyton hata yaptığını anlayıp luke’a açılıyor, ben de senin gibi hissediyorum diyor. tam metin:
peyton: “lucas, I made a mistake. When you said you wanted to be with me, I got, I got scared, but…”
lucas: “peyton…”
peyton: “But, the truth is, I want all the same things that you want, I do. And I want them with you.”
hemen ardından luke tek kelime daha edemeden, evde brooke’un olduğunu söyleyemeden brooke çıka geliyor ve heyyy süperstar diyor ve hemmeen ardından da işte one tree hill’in en sevdiğim ost’lerinden biri başlıyor; travis – reoffender! adamlar daha 9.bölümde müzik işini çözmüşler. parçayı koydukları sahneye ve sözlere bir bakın yahu!
Keeping up appearances
Keeping up with the Jones’
Fooling my selfish heart
Going through the motions
But I’m fooling myself
I’m fooling myself
Cause you say you love me
And then you do it again, you do it again
You say you’re sorry
And then you do it again, you do it again
heh, bu arada iyi ki doğdum dimi?
27 oldum be, yuh! hiç 27 tipi var mı?!